Arayın
Twitter Facebook Instagram Linkedin Youtube Whatsapp
#38

#38 Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı | 2022 Dünya Eşitsizlik Raporu

VERİ

6 Kavram

1 Kurum

26 Bulgu

Yeni raporlar için abone olun.Rapor Bülteni, her hafta yeni bülten yayınlar.

Merhabalar,

Rapor Bülteni’nin 38. sayısında Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı (World Inequality Lab) tarafından hazırlanan 2022 Dünya Eşitsizlik Raporu’nu inceledik.

spot Raporda erişime açık, şeffaf, güvenilir eşitsizlik bilgisinin küresel bir kamu malı olduğunu savunuluyor.
Ali Buğra Kara, Rapor Bülteni 38. sayısı için hazırlandı.
Ali Buğra Kara, Rapor Bülteni 38. sayısı için hazırlandı.

I. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Önce Kavramlar…

Küresel eşitsizlik, gelir, servet, milli gelir, gayri safi yurt içi hasıla, servet vergisi.

  • Küresel eşitsizlik: Küresel eşitsizlik; dünya yurttaşları arasındaki gelir eşitsizliği. Küresel eşitsizliğe neden olan iki temel bileşen var: Ülkelerin kendi içlerindeki gelir eşitsizliği ve ülkeler arası gelir farklılıkları.
  • Gelir: Bir kişinin bir takvim yılı içerisinde elde ettiği net kazanç.
  • Servet: Ülke, topluluk, hane halkı veya bireylerin birikmiş varlıkları.
  • Milli gelir: Bir ülkede belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin net parasal değeri.
  • Gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH): Bir ülkenin sınırları içerisinde hem o ülkenin yurttaşları hem de yabancılar tarafından elde edilen gelir.
  • Servet vergisi: Gerçek ve tüzel kişilerin sahip oldukları servete giren her çeşit menkul ve gayrimenkul mallar ile para ve alacakları üzerinden hesaplanan dolaysız vergi.

II. ARAŞTIRMACI KURUM

World Inequality Lab
World Inequality Lab

Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı.

Dünya çapında eşitsizlik çalışmalarına odaklanan Paris merkezli bir araştırma merkezi. Kurum, Küresel eşitsizlik dinamikleri üzerine en kapsamlı kamu veritabanı olan Dünya Eşitsizlik Veritabanına ev sahipliği yapıyor.

III. ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ

Yedi kıtada çok sayıda iş birliği.

Raporda kullanılan veriler ve analizler, Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı tarafından sürdürülen Dünya Eşitsizlik Veritabanına katkıda bulunan, her kıtadan toplamda 100’den fazla araştırmacının 4 yıl süren çalışmalarına dayanıyor. Bu geniş ağ, karşılaştırılabilir uluslararası eşitsizlik verilerini birbirleriyle tutarlı ve uyumlu hale getirmek, analiz etmek ve yaymak için istatistik kurumları, vergi makamları, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlarla da iş birliği yapıyor.

IV. BULGULAR

Dünya Eşitsizlik Raporu 2022
Dünya Eşitsizlik Raporu 2022

Rapor bize ne söylüyor?

Küresel bir kamu malı olarak: Güvenilir eşitsizlik verileri

  • Raporda erişime açık, şeffaf, güvenilir eşitsizlik bilgisinin küresel bir kamu malı olduğunu savunuluyor.
  • Raporun, küresel eşitsizlikleri takip etmeye yönelik uluslararası araştırma gayretinin en güncel sentezini sunduğu ifade ediliyor.

Gelir eşitsizlikleri çok yüksek seviyelerde.

  • Rapora göre, dünyanın en zengin %10’u küresel gelirin %52’sini elinde tutarken, nüfusun en yoksul yarısı küresel gelirin sadece %8,5’ini alabiliyor.

Servet eşitsizlikleri gelir eşitsizliklerinden daha da çarpıcı durumda.

  • Dünya nüfusunun en yoksul yarısı neredeyse hiçbir servete sahip değil (toplam zenginliğin yalnızca %2’sini elinde bulunduruyor). Buna karşılık, dünya nüfusunun en zengin %10’u küresel servetin %76’sına sahip.
  • Nüfusun en yoksul yarısı yetişkin başına ortalama 2.900 Avro, en zengin %10’luk kesim ortalama 550.900 Avro‘ya sahip.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) dünyanın en eşitsiz bölgesiyken Avrupa en düşük eşitsizlik seviyelerine sahip.

  • Avrupa’da en zengin %10’luk kesimin toplam gelirden aldığı pay %36 civarındayken bu oran MENA’da %58’e ulaşıyor.
  • Doğu Asya’da ilk %10’daki kesim toplam gelirin %43’unu alırken Latin Amerika’da bu oran %55‘e yükseliyor.

Ortalama milli gelirler eşitsizlik hakkında çok ipucu vermiyor.

  • Yüksek gelirli ülkelerden bazıları çok yüksek eşitsizlik seviyelerine sahipken (ABD gibi), diğerlerinde toplam gelirin nispeten eşit dağılmış olduğunu görüyoruz (İsveç gibi).
  • Benzer farklılıklar, orta ve alt gelir seviyesindeki ülkeler için de geçerli. Bazı ülkeler gözlemlenen en yüksek eşitsizlik düzeylerine sahipken (örneğin Brezilya ve Hindistan), diğerleri yüksek (örneğin Çin) veya orta/nispeten düşük eşitsizlik düzeyleri sergiliyor (örneğin Malezya, Uruguay).

Bugün küresel eşitsizlikler, 20. Yüzyılın başlarında Batı emperyalizminin zirvesinde olduğu seviyelere yakın.

  • Son yirmi yılda ülkeler arasındaki küresel eşitsizlikler azalıyor. Ülkelerin en zengin %10’undaki bireylerin ortalama gelirleri ile ülkelerin en yoksul %50’sindeki bireylerin ortalama gelirleri arasındaki fark yaklaşık 50 kattan 40 katın biraz altına düşüyor.
  • Ülkeler içindeki eşitsizlikler önemli ölçüde artıyor. Ülkelerdeki en zengin %10 ile en yoksul %50 gelir grubundaki bireylerin ortalama gelirleri arasındaki fark, 8,5 kattan 15 kata yükselerek neredeyse iki katına çıkıyor.
  • Bugün küresel eşitsizliklerin 20. Yüzyılın başlarında Batı emperyalizminin zirvesinde olduğu kadar yüksek düzeylerde olduğu görülüyor. Gerçekten de dünya halkının en yoksul yarısının şu anda gelirden aldığı pay, 1820’dekinin yarısı kadar. Buna karşılık 1820 ile 2020 yılları arasında dünyanın en yüksek gelirli %10’unun küresel gelirdeki payı %50-60 civarında sabit.

Uluslar zenginleşirken devletlerin yoksullaştığı görülüyor.

  • Son 40 yılda ülkeler önemli ölçüde zenginleşirken devletlerinin önemli ölçüde yoksullaştığını görüyoruz. Zengin ülkelerde kamu aktörlerinin elindeki servetin payı sıfıra yakın veya negatif. Yani servetin tamamı özel kişilerin elinde.
  • Devletlerin zenginliklerindeki bu düşüş eğilimi gayrisafi yurtiçi hasılanın %10- 20’si kadarını, esas olarak özel sektörden borç aldığı COVİD-19 salgını sonrasındaysa iyice artış gösterdi.

Servet dağılımının en tepesinde de eşitsizlik artıyor.

  • Özel servetteki artış, ülkeler içinde ve dünya düzeyinde de eşit bir şekilde gerçekleşmiyor. Küresel multimilyonerler, son birkaç on yılda küresel servet artışının orantısız ölçüde bir payını ele geçirdiler: En tepedeki %1, 1990’ların ortalarından bu yana biriken tüm ilave servetin %38’ini alırken; alttaki %50, bunun yalnızca %2’sini alıyor.
  • 1995’ten bu yana dünyadaki en zengin bireylerin serveti yılda %6 ila %9 oranında büyürken, ortalama servet yılda yalnızca %3,2 oranında büyüyor.
  • 1995’ten bu yana en zengin %0.01’in sahip olduğu küresel servetin payı %7’den %11’e yükseliyor. Milyarderlerin sahip olduğu servetin payı da bu dönemde yükseliyor (%1’den %3’e) ve bu artış, COVİD-19 pandemisİ sırasında daha da şiddetleniyor. Öyle ki, 2020 küresel milyarderlerin servet payında kaydedilmiş en yüksek artışa sahne oluyor.

Ülkeler içindeki servet eşitsizlikleri küçülüyor fakat en alttaki %50’nin payı her zaman çok daha düşük kalıyor.

  •  Batı ülkelerinde 20. yüzyılın başları ile 1980’ler arasında servet eşitsizliği önemli ölçüde azalıyor; ancak bu ülkelerdeki nüfusun en yoksul yarısı her zaman bu zenginliğin çok küçük bir payına sahip oluyor. (Toplam servetin %2 ila %7’si)
  • Diğer bölgelerdeyse en alttaki %50’nin payı daha da düşük. Bu rakamlar, eğer gerçekten aşırı servet eşitsizliklerini azaltmak istiyorsak, dünyanın her bölgesinde daha yapılacak çok şey olduğunu gösteriyor.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini giderme konusunda büyük ilerlemeler kaydedilmiyor.

  • Genel olarak, kadınların çalışarak elde edilen toplam gelir içindeki (emek geliri) payı, 1990’da %30’a yaklaşmışken bugün hala %35’in biraz altında seyrediyor.

İklim değişikliğiyle mücadele: Karbon emisyon düzeylerini ülkeler arasındaki eşitsizlikler üzerinden ele almak çok önemli.

  • Ortalama olarak, insanlar atmosfere kişi başına yılda 6,6 ton karbondioksit (CO2) salıyor.
  • En zengin %10’luk kesim emisyonlarının yaklaşık %50’sinden sorumluyken, en yoksul %50 toplam emisyonun ancak %12’sini oluşturuyor.
  • Avrupa’da nüfusun en yoksul %50’si, yılda kişi başına yaklaşık beş ton emisyondan sorumluyken Doğu Asya’da aynı grup yaklaşık üç ton ve Kuzey Amerika’da yaklaşık 10 ton emisyona sebep oluyor.

Geleceğe yatırım yapmak için serveti yeniden dağıtmak.

  • Multimilyonerlerin servetleri üzerinde uygulanacak mütevazi artan oranlı bir verginin eşitsizliğin azaltılması konusunda hükümetler için önemli bir gelir kaynağı olabileceği öngörülüyor.
  • Verginin uygulamaya geçtiği senaryoda, küresel gelirlerin %1,6’sının eğitim, sağlık ve ekolojik dönüşüme geri yatırılabileceğini görülüyor. Rapor, herkesin tercih ettiği servet vergisini küresel düzeyde veya kendi bölgesinde tasarlayabilmesi için çevrimiçi bir simülatör de sunuyor.
  • Sağlık, eğitim ve fırsat eşitliğinde muazzam ilerleme kaydetmiş modern refah devletlerinin 20. Yüzyıldaki yükselişi, artan kademeli vergi sistemlerinin yükselişiyle bağlantılı olduğu saptanıyor. Bu durum, kademeli vergilendirmenin ve servetin sosyalleşmesinin sosyal ve politik olarak kabul edilebilirliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. 21. yüzyılın zorluklarını ele almak için de benzer bir evrim gerekli olduğu tespit ediliyor.

V. BİR ÖYKÜ

Şeyma Samur yazdı, “Bir Baş Soğan”

Hamdi Bey’in sergilerden aldığı sekizinci eser.

Devasa sergi alanındaki meraklı sessizliği yalnızca küratörün sesi bozuyor. Müstakbel sahipleri için tüm eserleri tek tek açıklıyor küratör. Çizimleri, eskizleri, haritaları. Renkli mozaiklerden çatılmış soyut tablo motiflerini. -Geniş yalı salonlarına çok yakışır.- Alçı, dövme ve gerçek insan saçı kullanılarak yapılmış grotesk bir heykelin tekinsizliğini. -Bahçe girişinde kullanılmasını iç mimarlar özellikle öneriyor.- Birbirinin benzeriymiş gibi gelen onca eser arasında bir fotoğraf Hamdi Bey’in dikkatini çekiyor. Turuncu eteğini sakınarak önündeki bakracı karıştıran küçük bir kız çocuğu. Adı Kabil’de akşam yemeği. Bu fotoğrafın bir duvara asılması lazım. Odaya hayat ve dostluk katacağı muhakkak. Fiyatı bol sıfırlı bu fotoğrafı gri tonlardaki yatak odasını süsleyen iki aplik lambanın arasına asmak üzere evine sipariş ediyor.

O sırada Zehra’nın sakız balonuna üflediği cümleler. 

Odunu yardı, ocağı yaktı, çayı demledi. Evin duldasına geçerek bakracın altına harlı bir ateş yaktı. Zümrüt pilavı yapacak. Dedesinin öksürük krizi geçmek bilmiyor. Astım ilaçlarını günlerdir almıyor. Askerler mahalleyi tuttuğundan beri korkusundan dışarı çıkmıyor, Zehraları da çıkarmıyor. Pilavdan yedikçe boğazındaki düğümler açılacak. Yaşlı gözlerine fer gelecek. Bir kez olsun öksürük krizine tutulmadan başladığı cümleyi bitirecek. Yıkadığı ıspanağı ince ince doğradı, içine bir çimdik tarçın ve zerdeçal ayırdı. Geçen haftaki kızartmadan kalan yağı bakraca kattı. Pirinci önden ıslatmadığını fark etti, kendine kızdı. Neyse pirinçler diri kalsın, dedesine de dirlik katardı. Soğan bulmak için bir bir dolaplara baktı, kilere gidip geldi. Zümrüt pilavına soğan kırmazsa her şey daha da kötü olacakmış türünden bir karanlık çöktü içine. Duldanın altına oturdu, biraz ağladı. Son seferinde kilerde bulduğu şekerli sakızı ağzıma attı. Bakracı bir kez daha umutsuzca karıştırdı. O sırada yüzüne doğrulan bir şey hissetti. Silah mı? Hayır. Yaktığı ateşten nem kapan askerlere ait bir çift göz mü? Hayır. Fotoğraf makinasıydı bu. Sahibi müşfik yüzlü, gazeteci olduğu her halinden belli sarışın bir adamdı. Önce korktu sonra ürperdi. Kaşlarını bir soru işaretine çevirip adama yöneltti. Geç kalmıştı. Makinanın kadrajı tok bir sesle kapanıverdi. Kapanırken son anda onu da içine aldı. Gözlerini döşemesi belli belirsiz parıldayan lüks bir evin dinlenme odasında açtı Zehra. Yeni söndürülmüş iki aplik lambanın arasında sanki tablolardan dökülmüş bir tutam boyaydı. Belki de buradan ödünç bir baş soğan alırdı. Ölçtü, tarttı, evin mutfağına doğru uzun bir adım attı.

VI. BİR FİLM

Parazit (2019)
Parazit (2019)

Parazit, 2019

Yönetmenliğini Bong Joon-ho’nun üstlendiği Güney Kore gerilim/drama filmi olan Parazit’te iki farklı aile konu ediliyor. Sınıflar arası farklılıklar ve eşitsizlikler Kim ve Park ailesinin yaşantısı üzerinden yansıtılıyor.

2020 Oscar ödüllerinde en iyi film başta olmak üzere 4 ödül kazanan Parazit yaşadığımız çağdaki eşitsizliği dolaysız biçimde bizlere beyaz perdeden sunuyor.

VII. GELECEK SAYIDA

DEVA Partisi Eylem Planı: Sığınmacı Sorununun Çözümü ve Düzensiz Göçün Önlenmesi
DEVA Partisi Eylem Planı: Sığınmacı Sorununun Çözümü ve Düzensiz Göçün Önlenmesi

Gelecek sayıda DEVA Partisi tarafından hazırlanan Sığınmacı Sorununun Çözümü ve Düzensiz Göçün Önlenmesi adlı eylem planı raporunu inceleyeceğiz.

Bülteni sevdiysen şayet abone olmayı ve arkadaşlarına tavsiye unutma.

Link burada.

Rapora ilişkin geri bildirim vermek veya incelememizi istediğin bir rapor olursa bize yazmaya çekinme: 📩 raporbulteni@gmail.com

Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle.

Kendine iyi bak.

Ömer & Şeyma & Ali Buğra & Mansur & Aleyna