Arayın
Twitter Facebook Instagram Linkedin Youtube Whatsapp
#134

#134 EDAM | 2026’ya Bakış

VERİ

4 Kavram

1 Kurum

31 Bulgu

ETİKETLER

Yeni raporlar için abone olun.Rapor Bülteni, her hafta yeni bülten yayınlar.

Merhaba,

Rapor Bülteni’nin 134. sayısında Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) tarafından yayımlanan 2026’ya Bakış başlıklı çalışmayı inceliyoruz.

Rapor, 2026 yılında küresel sistemi tehdit eden başlıca riskleri istatistiksel verilerle ortaya koyarak bu risklerin uluslararası düzen ve toplumsal istikrar üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçlıyor.

Bu sayıyı Galata Anket işbirliğiyle hazırladık.

Zeynep Çavuşoğlu
Rapor Bülteni Genel Yayın Yönetmeni

spot İstikrarsız istikrar.

I. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

flags on green grass field near brown concrete building during daytime

Photo by Mathias Reding on Unsplash

Önce Kavramlar…

  • Dezenformasyon: Yayılan yanlış veya yanıltıcı bilgilerin, kamuoyu algısını bozarak toplumsal güveni ve karar alma süreçlerini zayıflatması.
  • İşlemsel (Transaksiyonel) Dış Politika: Devletlerin dış politikada uzun vadeli ilke ve ittifaklar yerine anlık çıkar ve maliyet–fayda hesabına dayalı hareket etmesi.
  • Konvansiyonel askeri üstünlük: Nükleer, kimyasal veya biyolojik silahlar dışında kalan klasik askeri kapasite alanlarında (kara, hava, deniz kuvvetleri; personel sayısı, teknoloji, lojistik ve eğitim düzeyi gibi unsurlar) bir devletin rakiplerine kıyasla daha güçlü ve caydırıcı bir konumda olması durumunu ifade eder.
  • CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act):
    ABD’nin, Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerle belirli alanlarda (özellikle savunma ve enerji) iş birliği yapan kişi, kurum veya devletlere karşı ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulanmasını öngören 2017 tarihli ABD yasası.

II. ARAŞTIRMACI KURUM

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) ve  Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) Türkiye işbirliğiyle düzenlenen Political  Leadership Excellence Program (PLEP) 2025 dönemi için başvurular başladı.  Son başvuru tarihi 31.12.2024 ⌛

EDAM Kurumsal Logo

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM)

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM), Türkiye’nin yeni dünya düzeni içinde konumlanmasını etkileyen ekonomik, jeopolitik ve güvenlik alanlarındaki gelişmeleri analiz ederek politika yapım süreçlerine veri temelli katkı sunmayı amaçlayan bağımsız bir düşünce kuruluşu.

EDAM, yayımladığı raporlar aracılığıyla küresel riskleri, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu fırsat ve tehditleri değerlendirerek karar alıcılara yol gösterici perspektifler üretmeyi hedefliyor.

III. METODOLOJİ

Çalışmada, uluslararası gelişmeler ve eğilimler; açık kaynak verileri, resmî açıklamalar, uluslararası kuruluş raporları ve güncel akademik çalışmalar ışığında değerlendiriliyor.

Raporda yer alan değerlendirmeler, nicel projeksiyonlardan ziyade karşılaştırmalı gözlem, uzman yorumu ve senaryo temelli çıkarımlara dayanıyor.

Analiz sürecinde küresel riskler kısa ve orta vadeli olarak bölgesel güç dengeleri ile birlikte ele alınıyor. Bu gelişmelerin uluslararası düzen ve Türkiye’nin dış politika öncelikleri üzerindeki muhtemel etkileri inceleniyor.

IV. BULGULAR

Küresel sistem 2026’ya çoklu krizler ve artan belirsizliklerle giriyor.

  • Rapora göre uluslararası düzenin şekillendiği ana eksenler: İstikrarsızlık, eşzamanlı çatışmalar ve kırılgan ittifaklar.
  • Raporda Rusya–Ukrayna savaşının dördüncü yılına girildiğine dikkat çekiliyor. Bu çatışmanın yalnızca askeri dengeleri değil; enerji piyasalarını, gıda güvenliğini, enflasyonu ve toplumsal refah algısını da doğrudan etkilediği vurgulanıyor.
  • Rapora göre, küresel savaşların sıradan vatandaş üzerindeki etkisi, hayat pahalılığı ve tedarik zinciri kırılmaları üzerinden günlük yaşamın bir parçası hâline gelmiş durumda.

Yanlış bilgi ve dezenformasyon güvenlik riskleri arasında üst sıralara yükseliyor.

  • Rapora göre yanlış bilgi ve dezenformasyon, kriz yaratma potansiyeli bakımından küresel riskler arasında ilk 5 sıra içinde yer alıyor. Kısa vadeli risk sıralamasında ise önümüzdeki 2 yıl için en ciddi ikinci risk olarak tanımlanıyor.
  • Dijital alanın klasik güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası hâline geldiği ve bilişsel alanın yeni bir mücadele sahası olduğu vurgulanıyor.

Trump’ın ikinci dönemi transatlantik ilişkilerde kırılmayı derinleştiriyor.

  • Rapora göre ABD Başkanı Trump’ın öngörülemez ve işlemsel dış politika yaklaşımı, Batı ittifakının geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
  • Chatham House Direktörü Bronwen Maddox’a göre, ABD’nin müttefikleri artık ticarette ve güvenlikte “ABD’ye karşı kendilerini savunma” ihtimalini dahi hesaba katmak zorunda. Bu tablo, transatlantik ilişkilerde uzun vadeli bir çözülmeye işaret ediyor.

Türkiye–ABD ilişkileri kontrollü gerilim zemininde ilerliyor.

  • Rapora göre Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler, 2026 itibarıyla işbirliği ile anlaşmazlıkların eş zamanlı yönetildiği bir dengeye oturmuş durumda.
  • Raporda CAATSA yaptırımları sürerken, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü veya F-16 Blok-70 satışında bir ilerleme kaydedilemediği vurgulanıyor. (Eylül 2025’teki Erdoğan–Trump görüşmesine rağmen.)
  • Erdoğan- Trump görüşmesinin her iki tarafça da “olumlu” olarak nitelendirilmesi, ilişkilerde tamamen kopuş yerine pragmatik bir çizginin korunduğunu gösteriyor.

Ekonomik ilişkiler sınırlı ama vazgeçilmez bir karşılıklı bağımlılık yaratıyor.

  • 2025’in ilk 11 ayı itibarıyla Türkiye–ABD ticaret hacmi yaklaşık 31 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bu rakam 2019’da hedeflenen 100 milyar doların oldukça altında.
  • ABD’nin Türkiye’nin dış ticaretindeki payı %5 civarındayken asıl ekonomik entegrasyonun Avrupa Birliği ile gerçekleştiği görülüyor.
  • THY’nin 225 Boeing uçağı siparişi ve olası savunma sanayii anlaşmaları ABD-Türkiye ilişkisini orta vadede değiştirebilecek başlıklar arasında yer alıyor.

Ortadoğu 2026 yılında daha kırılgan ve daha öngörülemez.

  • Raporda, İsrail–Gazze savaşı sonrası Ortadoğu’nun daha parçalı bir yapıya evrildiği vurgulanıyor.
  • Trump’ın Ocak 2026’da ilan ettiği Gazze Barış Kurulu, bölgenin yeniden imarı ve güvenliği açısından kritik bir rol üstlenmeyi hedefliyor.
  • Ancak Gazze’de 2023–2026 arasında yaşanan yıkımın, özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerinin uzun vadeli istikrarsızlık yaratabileceği belirtiliyor.

Körfez ülkeleri arasında rekabet derinleşiyor.

  • Rapora göre, 2025 Aralık ayında Yemen’de yaşanan gelişmeler sonrası Suudi Arabistan–BAE gerilimi yeniden tırmanmış durumda.
  • Suudi Arabistan ve BAE yalnızca güvenlik alanında değil; enerji, madenler ve yapay zekâ gibi stratejik sektörlerde de rekabet ediyor.
  • ABD’nin Ortadoğu’ya yaklaşımının ideolojik değil tamamen işlemsel olması, Ortadoğu’da güvenlik boşluklarını artırabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.

Suriye’de temkinli iyimserlik kırılgan bir zeminde ilerliyor.

  • Rejim değişikliği sonrası yaptırımların kaldırılması ve Ahmet el-Şara yönetiminin uluslararası meşruiyet kazanması önemli bir eşik olarak görülüyor.
  • Federal yapı talepleri, etnik ve mezhepsel fay hatları ve İŞİD bağlantılı unsurlar, Suriye’nin istikrarını tehdit etmeye devam ediyor.
  • 2026 boyunca kapsayıcı bir anayasa sürecinin, hem iç barış hem de bölgesel dengeler açısından belirleyici olacağı vurgulanıyor.

SDG ile merkezi hükümet arasındaki gerilim sıcak çatışma riskini canlı tutuyor.

  • 2026’nın ilk günlerinde Halep ve Fırat hattında yaşanan çatışmalar, daha geniş çaplı gerilimlerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
  • Suriye hükümetinin tek ordu vurgusu ile SDG’nin özerklik talepleri arasındaki uyuşmazlık, yıl boyunca kırılganlığı artırabilecek başlıklardan biri.

Avrupa güvenliği yeniden tanımlanıyor.

  • ABD’nin yeni güvenlik stratejisi, Çin’i uzun vadeli yapısal rakip olarak tanımlıyor, askeri odağını Hint-Pasifik’e kaydırıyor.
  • Avrupa’dan konvansiyonel güvenlik yükünü daha fazla üstlenmesi bekleniyor. Bu dönüşüm, Ukrayna savaşının seyri kadar Türkiye’nin Avrupa güvenlik mimarisindeki rolünü de yeniden gündeme taşıyor.

Yapay zekâ ve dijital egemenlik yeni güç alanları yaratıyor.

  • Rapora göre yapay zekâ, ekonomik rekabetten askeri kapasiteye, kamu yönetiminden dezenformasyonla mücadeleye kadar geniş bir etki alanı oluşturuyor.
  • Dijital altyapılar ve veri güvenliği, devletlerin egemenlik anlayışını yeniden şekillendirirken hibrit tehditler klasik güvenlik kavramlarının sınırlarını zorluyor.

Ne tam bir kopuş ne de güçlü bir istikrar.

  • Rapora göre, 2026’da ne tam bir kopuş ne de güçlü bir istikrar bekleniyor.
  • Uluslararası sistemin, çıkar temelli ortaklıkların ve kontrollü gerilimlerin iç içe geçtiği bir düzlemde ilerleyeceği öngörülüyor.
  • Türkiye açısından çok yönlü denge siyasetinin önemi vurgulanıyor. Rapora göre bu durum hem riskleri yönetmenin hem de fırsat alanları yaratmanın anahtarı olmaya devam edecek.

V. BİZDEN KISA KISA

  • Her gün içerik paylaşımına devam eden Instagram hesabımızı buraya tıklayarak takip edebilirsiniz.
  • En büyük destekçimiz okuyucularımız. Aşağıdaki buton ile e-bültenimizi arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz.

VI. İŞ BİRLİĞİ

Galata Anket

Galata Anket Kurumsal Logo

Galata Anket Araştırma, akademik ve pazar araştırmalarını dijitalin hızıyla buluşturan yeni nesil bir araştırma platformudur.

Araştırmacılar, Türkiye’nin dört bir yanından doğru kitleye ulaşıyor. Katılımcılar, fikirleriyle araştırmalara ışık tutuyor.

Galata Anket Araştırma, veriye değer, fikre ses katıyor.

Hemen Keşfedin: galataanket.anketekatil.com

Rapor Bülteni’yle ilgili her türlü görüş ve önerilerinizi info@raporbulteni.com adresine veya bu bültene cevap yazarak ulaştırabilirsiniz.

Rapor Bülteni Genel Yayın Yönetmeni Zeynep Çavuşoğlu’na ise zeynep.cavusoglu@raporbulteni.com adresinden ulaşmanız mümkün.

134. sayımızdan bu kadar. Hoşça bakın zâtınıza.