Enes Kılıç ile #AraştırmaGündemi [10] | Feminist Hareket, Hayırseverlik, Yabancı Dil Eğitimi
Enes Kılıç editörlüğünde hazırladığımız Araştırma Gündemi’nin onuncu sayısına hoş geldiniz. Umarım her şey yolundadır.
Bu sayıda üç güncel raporu mercek altına aldık:
- Silva Kadın Fonu’nun Türkiye’de Feminist Örgütler için Dönüştürücü, Katılımcı, Feminist ve Hesap Verebilir Bir Fon Ekosistemi Kurmak,
- İLKE Vakfı’nın Zorunlu Eğitimde Yabancı Dil Öğretimi Çalıştayı Sonuç Raporu,
- TÜSEV’in Türkiye’de Bireysel Bağışçılık ve Hayırseverlik 2024.
Silva Kadın Fonu’nun raporuna bu e-bültende yer verdik. Diğer raporlara ise Patreon hesabımız üzerinden erişebilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim,
Ömer Burak Tek
Rapor Bülteni Direktörü
Türkiye’de feminist hareketin uluslararası fonlar ve özel sektörle ilişkisi
Mart 2025’te Silva Kadın Fonu işbirliğiyle yayımlanan “Türkiye’de Feminist Örgütler için Dönüştürücü, Katılımcı, Feminist ve Hesap Verebilir Bir Fon Ekosistemi Kurmak” başlıklı rapor, feminist hareketlerin finansal sürdürülebilirliğine ışık tutuyor.
Rapor, uluslararası fonlardan özel sektör desteğine kadar mevcut destek mekanizmalarını sorguluyor.
Feminist örgütler uluslararası fonlara bağımlı
- Türkiye’de feminist örgütlerin büyük bölümü, kamu kaynaklarına erişemediği için tamamen uluslararası fonlara bağımlı.
- Resmî kalkınma yardımlarının sadece %0,13’ü feminist örgütlere ayrılıyor.
- 2024’te İsveç’in Türkiye’deki feminist örgütlere sağladığı toplam fon payı, önceki yıla göre yarı yarıya düştü.
Dış dünyanın Türkiye sivil toplumu ile kurduğu ilişki değişiyor
- AB, fonları doğrudan feminist örgütlere aktarmak yerine giderek daha fazla BM ajansları üzerinden dağıtmayı tercih ediyor.
- Almanya ve Fransa’nın sağladığı kalkınma fonlarının büyük kısmı devlet kurumlarına, özellikle göç ve altyapı alanlarına yöneliyor.
- Feminist dış politika (FFP) taahhütleri olan ülkeler, bu politikaları Türkiye’de somut fon mekanizmalarına dönüştüremiyor.
Özel sektör temkinli, güvenli alanlara yöneliyor
- Şirketler, feminist örgütlerle doğrudan çalışmaktan çekiniyor; bunun yerine UN Women gibi resmi kurumlarla iş birliği kurmayı tercih ediyor.
- Türkiye’de özel sektörün cinsiyet eşitliği yatırımları genellikle kısa vadeli ve tek seferlik etkinlik sponsorluklarına dayanıyor.
- Şirketler, güvenli gördükleri birkaç büyük kadın örgütüyle çalışmayı tercih ederken yeni oluşumlar dışarıda kalıyor.
- Kürtaj ve cinsel sağlık gibi konular, birçok şirketin uzak durduğu alanlar arasında.
Köklü fon eksikliği ve tanınmama problemi
- Feminist örgütler, “yabancı ajan” suçlamalarına maruz kalmamak için fon kaynaklarını açıklamaktan kaçınıyor.
- Türkiye’nin “orta-üst gelirli ülke” statüsü, uluslararası fonlara erişimde engel oluşturuyor.
- Rapora göre artan denetimler ve kapatma girişimleri, örgütlerin finansal sürdürülebilirliğini etkiliyor.
- Toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin yükselişi, fon akışlarını olumsuz etkiliyor.
- Savaşlar, afetler ve ekonomik krizler, uluslararası fonların Türkiye dışındaki bölgelere kaymasına yol açıyor.
Fonlama süreçlerinde yapısal eksiklikler var
- Bağış süreçlerinde şeffaflık eksikliği, feminist hareketlerin kaynaklara erişimini sınırlıyor.
- Kadın ve feminist örgütler için uzun vadeli, çekirdek bütçe desteği sağlayan bağımsız bir kadın fonu yok.
- Çok paydaşlı, topluluğa dayalı fonlama modelleri Türkiye’de gelişmemiş durumda.

#AraştırmaGündemi’nin onuncu sayısından bu kadar. İLKE Vakfı ve TÜSEV’in raporları ise Patreon hesabımızda sizleri bekliyor.Bağımsız ve nitelikli içerikleri sürdürebilmemiz için desteğinize ihtiyacımız var. Bize güç katmak için Patreon üzerinden bizleri destekleyin.
Rapor Bülteni’yle ilgili her türlü görüş ve önerilerinizi raporbulteni@gmail.com adresine veya bu bültene cevap yazarak ulaştırabilirsiniz.
Rapor Bülteni Direktörü Ömer Burak Tek’e ise omerburaktek@gmail.com adresinden ulaşmanız mümkün. Her gün içerik paylaşımına devam eden Instagram hesabımızı buraya tıklayarak takip edebilirsiniz.
Hoşça bakın zâtınıza.